1

Bahsettikleri ortamda bir tek hücre oluşturamıyorlar

İlk canlı hücrenin oluştuğu ortamı bugün sağladıklarında bir canlı oluşturamıyorlar. (123456)

Evrimci zenginler, canlı hücre oluşturulmasının başına büyük para ödülleri koydular. (1)

1400 yıllık Kuran’da Allah’tan başka hiç kimsenin hiçbir şey yaratamayacağı yazıyor.(1) Bilin istedim.

2

Evrim kompleks bir konudur yalanı

İbrahim dönemindeki taş put neyse evrimde bugün öyledir.

İbrahim’e şöyle dediler, “Babil’in bütün ileri gelen bilginleri taş putlara inanıyor. Şimdi sana mı inanalım, bilginlere mi?

Bu dönemde de, “Bütün bilim adamları evrimi kabul ediyor. Evrim basit bir konu değildir. Maymun insana dönüşmüşten ibaret değildir.” dediler.

Taş putun işçiliği önemsizdir. Bir taş putta çok işçiliğin olması onu daha önemli hale getirmez. Sonuç olarak gerçek değildir.

Yani, “Ey İbrahim, sen putlarımıza taş parçası diyemezsin. Görmüyor musun şunlardaki; işçiliği, oymaları, detayları, sanatı…” demek ile, “Evrim hakkında çok fazla kitap, makale, araştırmalar yazılmıştır. Evrim basit miymiş söyle bakalım?” demek arasında fark yoktur.

İnkarcılar aslında bunu yapmaya çalışıyorlar. Eğer hesap günü gelirse, “Allah’ımız böyle kompleks, inkar edilmesi çok bilgi gerektiren bir şeyi kabul ettiysek, bizim suçumuz ne?” diyebilecekleri bir şey uydurmaya çalışıyorlar.

Yani, “Evrim konusu çok karmaşık, çok bilgi isteyen bir konudur. Anlamak üst düzey biyoloji, sitoloji tahsili gerektirir.” sözü yalandır.

Bunu söyleyenler hesap gününde, “Allah’ımız böylesine üst düzey eğitim gerektiren bir batılı karşımıza sen çıkardın. Şimdi inkar ettiysek bizim ne suçumuz var?” diyebileceklerini sanıyorlar.

4

Sinek değişmiş kurt değişmemiş bak sen şu işe

Amber fosilleri ve taşıllar ile bitki ve böceklerin ilk yaratılıştan beri aynı oldukları ispatlandı.

Ama evrimciler, “Sineklerin kanatlarındaki damarlar farklı görünüyor, bunların hepsi ara türdür.” dediler.

Bulunan DNA kalıntıları ise sineğin değil insanın, kurdun, köpeğin bile değişmediğini ispatladı.

Bulunan bütün insan DNA kalıntıları günümüz modern insan DNA’sı ile aynı olduğu ispatlandı.

İlk yaratılıştan beri insanın hep insan kurdun hep kurt, köpeğin hep köpek olduğu ispatlandı. (1)

5

Gerçeğin yerine uydurmayı seçiyorlar

30 milyon yıllık değişmeye pelikan gagası için, “30 milyon yıllık evrimsel durağanlığı ortaya koyuyor.”(1) diyorlar.

100 bin yılı kapsayan 72 kurt DNA kalıntısı için, “Genlerinin sabit kalmış olması doğal seçilimi tespit etmemizi sağladı.”(1) diyorlar.

Burada gerçeği saptırdıklarını görmelisiniz.

Bulunan her bilimsel delili evrime uydurabiliyorlar. Bu evrimcilerin samimi olmadıklarının ispatıdır.

“Öyleyse Allah var.” demekten bahsetmiyorum, samimi olmaktan bahsediyorum.

6

Önce siz kendi inandığınız şeylere bakın.” diyorlar

Musa’nın yılana dönüşen asası; Allah’ın hemen yaratılışının ispatıdır.

“Ama biz bunlara inanmıyoruz.” diyorlar.

Burada önemli olan nokta, bir gerçeklik metodudur.

Yani, evrimcilere, “Musa’nın asası bugün gözünün önünde yılana dönüşmüş olsaydı, O kişinin Tanrı’sına iman eder miydin?” diye soruyoruz.

“Evet, ederdim.” diyen kişi bu gerçeklik metodunu kabul etmiş oluyor.

“Hayır, bu neden bir Tanrı’yı ispat etsin ki buna da bir açıklama getirirdik.” diyen evrimci kişi ise neden böyle bir olay tarihte yaşanmadı diyor ki?

Yani, bu evrimci kişiler için önemli olan bu olayın yaşanıp yaşanmaması değil, bu olay bugün yaşansaydı tepkileri ne olurdu?

Evrimcilerin samimi kişiler olmadığını görüyoruz.

7

Boş hipotez boştur

Boş hipotez agnostisizm ve evrimsel görüş için önemlidir.

Tanrı’yı boş hipotez sayesinde inkar ediyorlar.

Agnostik bir kişiye, gökten bir melek gelse ve “Beni Alemlerin Rabbi Tanrı gönderdi. Onu sana tanıtacağım. O gerçektir.” demiş olsaydı, agnostik, “Tanrı için boş hipotez üretiyorum. Böyle bir meleğin varlığı neden Tanrı’nın ispatı olsun? Boş hipotez bile üretmiyorum, çalıştıracak deneysel bir test bile yok ortada. Ben ispatlanmış olarak kanatlı dev bir meleğin varlığı dışında şimdilik başka bir şey kabul etmiyorum. Bunun ötesini bilemeyiz.” diyecektir.

Yani, bir agnostik için gökten melek inmesi, ölüler ile konuşulması hiçbir şey ifade etmiyor.

Kuran’da “Eğer Biz hakikaten onlara melekleri indirsek ve onlar ile ölüler konuşacak olsalar ve onların üzerine her şey de bölük bölük haşretsek yine iman edecek değillerdir.”(1) yazar.

Boş hipotez bu kişilerin samimiyetsizlikte ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor.

Boş hipotez ile “Ayakkabım nerede?” sorusunda bile gerçeğe ulaşmayı imkansız hale getirebilir. “Ayakkabıların ayakkabılıkta.” diyen birisini, ayakkabıyı gözünün önüne getiren bir kişiyi bile, “Bunlar benim ayakkabım olduğunun ispatı gerekir.” diyerek yalanlayabilmenin yöntemidir.

8

Gerçek dışı soru metodu

Küçücük tohumdan ağaç çıkıyor. Bir damla sudan hamilelik süreci başlıyor. 250 gr. uranyum büyük bir şehri yok ediyor. Bu, Allah’ın şaşırtmacalı işleyişidir.

Şimdi bu üstün hikmetli şaşırtmacalı işleyişi görmek yerine, “Canlıların bir anda yaratılmış olması şaşırtıcıdır ama biz kendi mantığımıza uygun bir yaratılış hikayesi uyduralım.” diyorlar.

Bu kişiler kibirleri yüzünden önünü göremiyorlar. Çünkü kendi mantıklarının en hikmetlisi olduklarını sanıyorlar.

Oysa durum küçük bir çocuğun, “Bütün canlıları leylekler getirir. İşte benim mantığıma uygun yaratılış.” demesi gibidir. Bu kişilerin gerçek karşısında direnen çocuktan hiçbir farkları yoktur.

Şimdi kibirleri yüzünden ne kadar akıldan yoksun bir mantığa battıklarını anlamak yerine, “Evrimden daha mantıklı bir yaratılış metodu olamaz.” diyorlar.

“Tanrı isterse evrim ile yaratamaz mı?” diyerek gerçek dışı soru metoduna başvuruyorlar.

Agnostisizmin gerçek dışı soru metodundan güç alarak gerçeği örtmeye çalışıyorlar. “Tanrı evrimle yaratamaz mı?”“Tanrı kendinden güçlü tanrı yaratamaz mı?” gibi gerçek dışı sorularla gerçeği geçersiz kılacaklarını sanıyorlar.

Bu soruların ortak özelliği, gerçek dışı olmasıdır. Örneğin, “Uzaylıların göz rengi yeşil olamaz mı?” ile aynı mantıktadırlar.

“Tanrı’nın 3 tane kardeşi olamaz mı?”“Tanrı’nın annesi olamaz mı?” soruları ile “Her şey yaratıldıysa Tanrı da başka birisi tarafından yaratılmış olamaz mı?” sorusu arasında mantıksal uydurma açısından hiçbir farkı yoktur. Gerçek böyle bir şey değildir.

Musa’nın asasını görenler, “Bize Allah’ı göster.”(1diyerek açık gerçeği inkar ettiler.

Yani, gökyüzünden kapı açılsa, melekler görünse bile bu kişiler, “Şimdi Allah’ı gözlerimizle görmeden inanmayız.” diyerek hep bir fazlasını talep ederek gerçeği inkar etmelerine geçerli bir bahane bulduklarını sandılar.(1)

Yani, “Tanrı evrimle yaratmış olamaz mı?” sorusunu zaten Kuran açıkça yalanlıyor ama buradaki mantık oyunun görmelisiniz.

“Hani Allah’ın gücü her şeye yetiyordu. Evrim ile yaratmaya gücü yetmiyor mu?” diyerek Müslümanları Allah’ın sonsuz güçlü olma yönünden tuzağa düşürüyorlar.

Müslüman da, “Evet, Allah evrimle yaratabilir, neden olmasın.” diyor. Ama bu sorunun doğru cevabı“Bu soru gerçek dışı bir sorudur.” olmalıdır.

O halde, “Tanrı fanusta yaratamaz mı?”“Tanrı canlıları doğuramaz mı?” gibi sınırsız gerçek dışı soruyla gelinebilir. Böyle sorular gerçek dışıdır. Gerçekle gelen elçiler yaratılışın doğrusunu bizlere öğrettiler.

Bugün yaratılışın gerçeği Kuran’da var. Biz sadece gerçeğin peşindeyiz değil mi?

9

Doğal seçilim ile ırk savaşları

Darwin, “Aşağı ırkların, daha yüksek ırklar tarafından elimine edileceğini görüyorum.”(1) demiştir.

Darwin, “Doğal seçilimin medeniyetin ilerlemesi için sizin zannettiğinizden daha fazla yarar sağladığını ve halen de sağlamakta olduğunu ispatlayabilirim.”(1) demiştir.

Doğal seçilim, “Güçlü güçsüzü yok eder.” demektir.

Sokak köpeklerine yem atıldığında yem için dövüşmeye başlarlar. İnsanlarda köpeklerle ortak ataya sahip olduğuna göre farklı bir davranış göstermemesi gerekirdi.

Öyle de oldu. Evrimin kabul ettirildiği ırklara, “Üstün olan ırk güçsüz ırkı yok eder. Doğal seçilim bunu gerektirir.” denildi.

Bu ırklar acımasızca diğer ırkları elimine etmeye başladılar.

Doğal seçilim, evrimin temelidir. Doğal seçilim kabul edilmediğinde evrimsel süreç iptal olur. Evrim görüşünün dayanacağı bir esas kalmaz.

10

Evrimde kadınlar aşağı ırktır

Darwin, “Kadınlar, devamlı arkadaşlıkta, sizinle ilgilenecek biri, bir köpekten daha iyi oyalayabilecek, ev ve evin sorumluluklarını alacak biri.”(1) demiştir.

Erkekler homo frontalis, kadınlar homo parietalis olarak görülür.

Kadınların beyin boyutunun küçük olması delil gösterilir. Bir filin beyninin çok daha büyük olduğu ve insandan daha akıllı olmadığı ortadayken, aklın beyin boyutlarıyla alakası olmadığını anlamıyorlar.

Dünyada 200 milyon büyük fosil ve milyarlarca küçük fosil bulunmuştur.

Denizyıldızı (450 milyon yıllık)

450 milyon yıllık taşılı
Günümüzdeki hali

Yusufçuk (92 milyon yıllık)

92 milyon yıllık taşılı
Günümüzdeki hali

Yaban Arısı (100 milyon yıllık)

Amber içinde fosili
Günümüzdeki hali

Eğrelti otu (290 milyon yıllık)

290 milyon yaşında taşılı
Günümüzdeki hali

Evrimciler canlının fosili ile günümüzdeki halini karşılaştırıp, “Bunlar farklı türler baksanıza farklılıklar var.” diyorlar. Hatta daha da ileri giderek aynı dönemde yaşayan iki canlının bile farklı türler olduğunu söylüyorlar. Kaynak: 1